Mesih Tevrat’ta birçok yerde, esaret altında kalan Yahudileri, Kudüs merkezli tekrar güçlü bir devlet kurarak, esaretten kurtarıcı bir önder olarak zikredilir. Tevrat’ta kurtarıcı Mesih hakkında bilgiler Yeşaya, Hezekiel, Yeremya, Mika ve Zekerya kitaplarında bol bol zikredilir. Tevrat’ın ilk kurtarıcı Musa’ya indirildiği kabul edilen ilk 5 kitabında Mesih beklentisi yoktur. Ancak Asur ve Babil yenilgisiyle başlayan esaret yıllarında yazılan peygamberlik kitaplarında, kendilerini esaretten kurtaracak ve yeniden büyük bir devlet kuracak, kurtarıcı bir Mesih’in geleceği ve bu önderin özelliklerinde defalarca O halde Tevrat’taki beklenen gerçek Mesih kim? Tarihte on iki Yahudi kabilesini birleştirip tek bir devlet kuran Kral Davut’tur. Kral Davut dönemi Yahudilerin birlik içinde en güçlü dönem olduğundan, Kral Davut ve dönemi Yahudiler için daima en ideal dönemdir. Gerçi yüzyıllarca sürüp gelen Yahudi tarihinde bu birliktelik 75 yıl gibi çok kısa sürse de, Yahudiler için son derece önemli bir dönemdir. Beklenen Mesih hep Kral Davut’a özlemi dile getirmiştir.

“6 Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.7 Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak Ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen RAB’bin gayreti bunu sağlayacak.” (Yeşaya-9)

Peki, Yeşaya, Mika, Hezekiel ve Zekerya, Babil sürgün döneminde yapılan bunca kehanetler sonunda, beklenen kurtarıcı Mesih gerçekten geldi mi? Yahudileri bu esaretten kurtarıp tekrar Kudüs’e dönüp Tapınağı kurabildiler mi? Evet Yahudiler 70 yıl süren Babil esaretinden sonunda bekledikleri kurtarıcı gerçekten gelmişti. Büyük  ümitle bekledikleri Mesih gerçekten gelmişti. Yahudileri Babil esaretinden kurtarıp, Kudüs’e kavuşmalarını ve Tapınaklarını yeniden kurmalarını sağlamıştı. Ancak ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı Mesih gelip, Babil’i perişan edip, Yahudileri kurtarmıştı kurtarmasına amma ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı olarak gelen Mesih Beytlehem kasabasından ve Davut soyundan değildi. TEVRAT’TA ÖZLEMLE BEKLENEN MESİH GELMİŞTİ AMA ORTADA GARİP BİR DURUM VARDI. GELEN KURTARICI DAVUT SOYUNDAN OLMADIĞI GİBİ, BİR YAHUDİ’DE DEĞİLDİ. Özlemle bekledikleri Mesih gelmişti, daha doğrusu Tanrı bekledikleri Mesih’i göndermişti.  Gelen Mesih kimmiş önce bir görelim:

“1 RAB meshettiği kişiye, Sağ elinden tuttuğu Koreş’e sesleniyor. Uluslara onun önünde baş eğdirecek, Kralları silahsızlandıracak, Bir daha kapanmayacak kapılar açacak. Ona şöyle diyor:

2 “Senin önünsıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım. 3 Seni adınla çağıranın Ben RAB, İsrail’in Tanrısı olduğumu anlayasın diye Karanlıkta kalmış hazineleri, Gizli yerlerde saklı zenginlikleri sana vereceğim. 4 Sen beni tanımadığın halde Kulum Yakup soyu ve seçtiğim İsrail uğruna Seni adınla çağırıp onurlu bir unvan vereceğim.

5 RAB benim, başkası yok, Benden başka Tanrı yok. Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım.

13 Koreş’i doğrulukla harekete geçirecek, Yollarını düzleyeceğim. Kentimi o onaracak, Sürgünlerimi ücret ya da ödül almadan o özgür kılacak.” Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.” (Yeşaya-45)

Gelen Mesih Yahudi ve Davut soyundan değil, bir Pers’li idi. Yani PERS KRALI KOREŞ’Tİ . M.Ö.538′de pers kralı II. Koreş, Babil Kralı Baltazar’ı yenip 16 Temmuz’da başkent Babil’i fethediyor.49 Böylece Yahudiler beklediği kurtarıcı Mesihlerine kavuşmuş oluyorlar. Tabi Babil esareti sona ermişti ve sona eren esaret sonunda, Kutsal Kent’lerine kavuşup M.Ö. 515 yılında Tapınaklarını da yeniden kuruyorlar. Böylece Tevrat’ta Yeşaya, Mika, Hezekiel, ve Zekerya peygamberlerin yazdığı iddia edilen kitaplardaki kehanet doğru çıkmıştı. Ayrıca Tevrat’ta Pers Kralı Koreş, Tanrı tarafında bu işe seçildiğine, yani mesih olduğunu açıkça belirtiyor:

21- Böylece RAB’bin Yeremya aracılığıyla söylediği söz yerine geldi: “Ülke tutulmayan Şabat yıllarını tamamlayıncaya, yetmiş yıl doluncaya kadar ıssız kalıp dinlenecek.”

22- Pers Kralı Koreş’in krallığının birinci yılında RAB, Yeremya aracılığıyla bildirdiği sözü yerine getirmek amacıyla, Pers Kralı Koreş’i harekete geçirdi. Koreş yönetimi altındaki bütün halklara şu yazılı bildiriyi duyurdu:

“23- Pers Kralı Koreş şöyle diyor: ‘Göklerin Tanrısı RAB yeryüzünün bütün krallıklarını bana verdi. Beni Yahuda’daki Yeruşalim Kenti’nde kendisi için bir tapınak yapmakla görevlendirdi. Aranızda O’nun halkından kim varsa oraya gitsin. Tanrısı RAB onunla olsun!” (Tevrat-II. Tarihler-36)

Konu bu kadar açıkken, nedense bu garip duruma kimse değinmez ve Babil sürgününden kurtulmak adına yazılmış olan bu kehanetler, Hıristiyanlarca Hz. İsa’ya, Yahudilerce ise günümüze yorumlanmaktadır. M.S. 70 ve 140 yıllarında Kudüs’te büyük yıkım ve sürgün oldu. Bu sürgün 2000 yıla yakın devam etti. Yahudiler 2000 yıl Kudüs ve Tapınak’tan mahrum, son derece çileli bir hayat sürdüler. 70 yıllık Babil sürgünü bunun yanında anmaya bile değmeyecek kısalıkta. Asıl Tevrat’ta beklenen sürgünden dönmek, Vaad Edilmiş Topraklarda Kutsal Kent’i ve Tapınağı yeniden kurma kehaneti şimdi gerçekleşmişti. İyi de gerçek buysa, hani devlet kuruldu, esaret bitti Mesih nerede kaldı. BÜTÜN BUNLARI GELİP O GERÇEKLEŞTİRECEKTİ. Ayni zamanda, Mesih’ten önce, Mesih’in geleceğini müjdelemek için, Mesih’ten önce geleceği kehanetinde bulunulan İLYAS nerede? (Tevrat-Malaki-4:5) Vaad Edilen Topraklara Yahudiler sürgünden döndüler ve Kudüs başkentli bir devlette kurdular. Bütün İsrailoğulları tekrar Vaad Edilen Topraklara dönecekti ama kayıp on kabileden haber yok. Bütün bunlar olurken beklenen Mesih nerede? Niçin hala gelmedi?Bu kadar çelişkiden sonra, kimse günümüzde boş yere hala, Mesih ne zaman gelecek diye beklemesin. Tevrat’ta sözü edilen kurtarıcı Mesih M.Ö. 538 yılında gelmiştir ve Yahudileri Babil esaretinden kurtarmıştır. Ancak bu gelen kurtarıcı Mesih, Tevrat’ta belirtilen gibi Davut soyundan bir Yahudi değildir. Gerçek bütün açıklığıyla ortada. Dileyen hala gelmesi için beklemeye devam edebilir. Bu durumun farkında olan dindar Yahudiler de yok değil. Lübnan’da ki Hizbullah’ın televizyonunda 18 Haziran 2005 tarihinde yaptığı konuşmada Haham David Weiss “İsrail’i Şeytan’ın maddeleşmiş halidir” diye tanımlayarak:

Her gün İsrail’in yıkılması için dua ediyoruz” dedi.33

Şu andaki İsrail’i SİYONİST BİR DEVLET olduğu için tanımamaktadırlar. “Mesih gelmeden önce bir Yahudi vatanından söz edilemez” der. Bu uyarıyı geçmiş yıllarda Talmud’taki Üç Emire dayanarak 13. yy.’da Haham eliezer,18.yy.’da Haham Yehonatban Eibshuts gibi Alman hahamlar, İspanyol Haham Ezra ve Yahudi bilgin Rafael Hirsch Yahudi göçmenleri Filistine göç konusunda hep uyarmışlardı. Bu düşüncedeki hahamlar hakkında daha geniş bilgi için EK-4‘e bakabilirsiniz. Tevrat’a göre haklıdırlar. Çünkü Tevrat’ta Yahudileri sürgünden bir devlet çatısı atına toplayacak bir Mesih çıkacaktır. Beklenen Mesih çıkmadığına göre, bu devlet meşru değil ve Siyonistlerin organize ettiği bir devlettir. Ayrıca bu Mesih yeryüzünde savaş değil, tüm insanlar için bir barış ve huzur dönemi başlatacaktır

Bu ara Hıristiyanlara ne oluyor dersek, işin aslı şu olduğu açık; Babil esaretinden sonra Yahudiler, her zorda kaldıklarında Mesih’ten bahseden ayetlere yeni yorumlar vererek, birbirlerine kurtuluş ümidi aşıladıkları ortada. Hz. İsa’dan öncede Roma istilası vardı. Yahudiler yine kurtarıcı Mesih beklentisi içindeydiler. Pavlus bu Mesih anlayışına bütün insanlığın kurtarıcısı gibi, Kabalistik yorumlar katarak yeni bir şekle soktu. Hz. İsa’nın Tevrat’ta yazılı olan gerçek Mesih’le uzaktan yakından bir ilgisi olması mümkün değil. Eğer Hz. İsa gerçekten beklenen kurtarıcı Mesih idiyse, Yahudileri Roma esaretinden neden kurtaramadı? Neden Kudüs yakılıp yıkıldı ve Yahudiler 2000 yıl sürecek bir esarete düştüler. Gerçek şu ki Yahudi tarihinde Babil esaret dönemi gibi daha bir çok istila ve zor dönemler oldu. Her zor dönemde yeni bir kurtarıcı önder beklentisi onlar için kurtuluş ümidini canlı tutan bir dinamiğe dönüştü. Babil dönemi Tevratta bir ayrıcalıktı ve Tevrat’ın büyük müjdelerle bahsettiği  gerçek mesihti. Ancak Babil döneminde yaşamasına karşılık daha ileri bir tarihe kehanetler gönderen bir de Tevrat’ta Daniel Peygamberin bahsettiği bir Mesih daha vardır.  Daniel’in bazı şifrelerle haber verdiği Mesih Hz. İsa dönemi olaylarına uymaktadır.  Tabi Hz. İsa’dan sonra Tevrat’ta belirtilen kurtuluş ve ebedi yükseliş beklentisi gerçekleşmemişti ve zaten Daniel’in bahsettiği mesih öldürüleceği için, Yahudilere, kutsal şehire kurtuluş değil   esaret ve yıkım getirecek, Yahudilerden görüm ve peygamberliği kaldıracaktı. Aynen de böyle oldu. Hz. isa gibi büyük bir peygamber için Tevrat’ta bazı kehanetlere rastlanması kadar doğal bir şey yoktur. Kitabımızın Daniel peygamberin kehanetlerini işleyen diğer bölümlerinde bu konu daha genişçe işlenmiştir. Zaten asıl Babil esaretinden kurtuluşu da  Tevrat’ın Mesih gelişine uygun olmamıştı. Babil istilasından günümüze beklenen mesih iddiasıyla 55-60 kişi ortaya çıktı. Gelen bütün mesihler Tevrat’ta belirtilen büyük yüceliş ve ebedi kurtuluşu sağlamaktan uzaktı. Ancak kısmi bir kutuluş sağlamışlardı. Hz. İsa döneminde ise değil kısmi bir kurtuluş, büyük bir yıkım ve esaret getirmişti. Tabi bütün bu çelişkiler için kilisenin vereceği cevap çok ama çoğu Tevrat’la çelişmektedir. Bu kurtuluş manevidir, daha sonra tekrar geri gelecektir ve kurtuluşu sağlayacaktır demek Tevratla çelişmektedir. Çünkü Tevrat’ta beklenen büyük mesihi Yahudiler içindi ve Yahudileri esaretten kurtaracaktı ve bu yüzden bu mesihi Yahudiler hala beklemektedir. 2000 yıl sonra esaret bitti, Yahudiler özlemle bekledikleri vatanlarına döndü ancak bu büyük mesih hala ortalıkta yok. Eğer bu kehanetlerin hepsi gerçekten Tanrıdansa, bu kadar uzun bir tarih döneminde, görülen bu olaylardan sonra bazı beklentilerin gerçekleşmemesine ne denir. Tanrı’nın böyle bir vaadi gerçekten varsa bu vaad gerçekleşmesi gerekirdi. Bütün bunları iyi değerlendiren, Hz. İsa gelecek ve Armagedon savaşı olacak diye ortaya atılan kehanetlerle bir yere varılmayacağını görmesi gerekir. Zamanımıza dönük sağlıklı bilgilerin olmadığı ortada. İşte bütün bu kehanetlerin gerçekleşmemesi, Tevrat’ta geleceği vaad edilen Mesih kehanetlerini sorgulanmasına yol açacaktır. Aslı çıkmayan peygamberlik sözleri için hükmü verecek biz değiliz. Konu Tevrat konusudur, hükmü Tevrat’a bırakalım:

“20 Ancak, kendisine buyurmadığım bir sözü benim adıma söylemeye kalkışan ya da başka ilahlar adına konuşan peygamber öldürülecektir.21 “‘Bir sözün RAB’den olup olmadığını nasıl bilebiliriz?’ diye düşünebilirsiniz.22 Eğer bir peygamber RAB’bin adına konuşur, ama konuştuğu söz yerine gelmez ya da gerçekleşmezse, o söz RAB’den değildir. Peygamber saygısızca konuşmuştur. Ondan korkmayın.” (Tevrat-Yasanın Tekrarı-18)

Bizden hatırlatması. Kararı Mesih kehanetleri peşine düşen ve dünyamızı bu kehanetleri gerçekleştirmek için felakete sürüklemeye çalışanlara bırakalım. Dileyen hala bunları gerçekleştirmek için, her türlü komployu gerçekleştirmeye çaba harcayabilir. Tanrı göndermiş göndereceğini. Olayları bu kadar zorlarlarsa her çağda bundan öncekiler gibi Mesih olduğunu idda eden birilerini bulabilirler. Ama kimse bu işe Tanrı’yı karıştırmasın. Tanrı aslı astarı çıkmayan vaadlerde bulunmaz. En iyisi bu defteri kapatmak ve boş yere Tanrı’yı kıyamete zorlamamak. Tanrı yaptığı vaadleri geçmişte yerine getirmiş. Gelin dünyayı rahat bırakın. Dünyamızı felakete sürükleyip birilerinin dünyevi emellerine alet olmayın.

Bu konudaki kehanetlerle uğraşanlara İslamda Mehdi, Hz. İsa’nın dönüşü ve Deccal hakkında verilen bilgilerle ilgilenmelerini tavsiye ederiz. Bunlar Hem çok ayrıntılı ve gerçekçi, hem de çoğu gerçekleşti. Bu bilgilere göre şu an herbiri görevde ve en geç 20 yıl gibi kısa bir zamanda herşey apaçık günyüzüne çıkacak gibi. Bu konuda kitabımızda bazı net bilgi ve resimlerde verdik.

Toplam 4873 kez, bugün ise 19 kez okunmuştur.


Ana sayfaya dön.