Aslında Daniel’de beklenen Mesih’le ilgili gerçek kehanetin, 9. bölümde olduğunu herkes bilir. Ama İncil yazarlarının Tevrat’tan bu konuda bilinçsizce yararlanma gayreti, işi iyice karıştırıp çıkmaza sokmuştur. Tevrat-Yeremya bölümünde Babil sürgününün 70 yıl süreceği yazılıydı (Yeremya-29:10). Bu kehanetle Mesih’in (Hz. İsa) gelişi arasında bir ilgi kuramayanlar, Daniel’in aşağıdaki kehanetleri üzerinden, Mesih’in gelişine pek çok yorum yapılmaktadır.

“24 “Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal’ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.25 “Şunu bil ve anla: Yeruşalim’i yeniden kurmak için buyruğun verilmesinden, meshedilmiş olan önderin gelişine dek yedi hafta geçecek. Altmış iki hafta içinde Yeruşalim yeniden sokaklarla, hendeklerle kurulacak. Ancak bu sıkıntılı zamanlarda olacak.26 Bu altmış iki hafta sonunda meshedilmiş olan öldürülecek ve onu destekleyen olmayacak. Gelecek önderin halkı, kenti ve kutsal yeri yerle bir edecek. Sonu tufanla olacak: Savaş sona dek sürecek. Yıkımların da olacağı kararlaştırıldı.27 Gelecek önder birçoklarıyla bir haftalık sağlam bir antlaşma yapacak. Haftanın yarısı geçince, kurbanı da sunuyu da kaldıracak. Kararlaştırılan yıkım başına gelinceye dek yok edici önder tapınağın üst bölümüne yıkıcı iğrenç şeyler yerleştirecek.” (Daniel-9)

Daniel-9′da Mesih’in gelişiyle ilgili bu ayrıntılı bilgiyi melek Cebrail vermektedir. En meşhur yorum şöyle. Yeremya’nın “Babil esareti 70 yıl sonunda bitecek” kehaneti tutmadı diyerek, buna şöyle bir mazeret üretildi. Yahudiler tövbe edip Tanrı’ya yönelmediler. Tövbe edilmediği zaman ceza 7 kat artar. Bu yüzden sürgün 70 yıl x 7= 490 yıla uzadığı kabul edildi. Bu durumda yukarıdaki Daniel’in yazdığı 70 hafta kehanetini 70×7=490 yıl olarak kabul eden yorumlama en meşhur olanıdır. Yani her gün 1 yıla veya bir hafta 7 yıla eşit sayılmıştır. Buradaki Daniel Mesih’in gelişi ve Kudüs’ün kuruluşu zamanı 7+62=69 hafta, bu da 69×7=483 yıl eder. Yahudiler ay takvimi kullanır ve 1 yıl 360 günden, 483×360=173.880 gün eder. Bu günleri güneş takvim yılına çevirmek için 1 yıl 365,242 güne bölelim ve 476 yıl 24 gün olur. Gelelim Kudüs’ün kuruluşuna. Kuruluş emrini Pers İmparatoru Artahşasta, M.Ö. 444 yılında 5 Mart’ta verdiği kabul edilerek, M.S. 33 yılı 5 Mart arası=476 yıl eder. 5 Mart’a kalan 24 günü ilave edelim, bu da 29 Mart’a (Fısıh bayramında 4 gün önce, M.S. 33′te Fısıh 3 Nisan’dadır), yani Mesih’in Kudüs’e Kral olarak girişine denk gelir (Yuhanna-12:1-12). Böyle varsayımlarla Daniel’in 69 haftasının sonunda Kudüs kurulup, beklenen Mesih gelmiş oluyor. Bazı ön kabullerle biraz zorlayarak bayağı tutturuluyor.Babil esareti M.Ö.586′da başlamıştı ve esaretin kesin bitimi olan tapınağın kuruluşu M.Ö.515 yılıdır. 586-515=71 yıl eder. Yeremya-29:10′da Babil sürgününün 70 yıl olacağı bildirilmiştir. Bu da aslında, Yeremya’nın sürgün olarak verdiği zaman diliminin tuttuğunu gösterir. Burada bir yorum hatası daha yapıldığını görmekteyiz. Yani öyle sürgünün 7 kat uzadığı falan yok. Daniel’in 70 hafta zaman dilimi ise Mesih’in gelişiyle ilgilidir. Tabi sıkıntılı dönemlerde her önüne gelen, Yahudilere cesaret vermek amacıyla, esaretten kurtaracak bir Önder-Mesih müjdesiyle konuştuğu için, Yeremya’nın verdiği 70 yıldan sonra esaretten kurtuluş gerçekleşmişti ama, Nedense beklenen Yahudi kurtarıcı Mesih gelmemişti. Bu durumda gözler Daniel’in Mesihi’ne çevrildi ve 70 yıl 7 kat uzadı ve 70 hafta da hafta-yıla döndürüldü.

Ancak Daniel’in kehanetinde bir terslik daha var. Nedense kimse Daniel, Mesih’in, Kudüs’ün kuruluş emrinden 7 hafta veya 49 yıl sonra geleceğini yazdığından bahsetmez ve 62 hafta sonuna kadar Kudüs kurulup, Mesih’in öldürüleceğini yazar. Bu durumda Mesih 7+62=69 hafta-yıl yani, 69×7=483 yıl sonunda öldürüleceği ortaya çıkar. Yani gelen Mesih 483 yıl yaşamış oluyor. Ayrıca Kudüs’ün yeniden kuruluşu 483 yıl gibi uzun bir zaman da mı gerçekleşti? Daniel 7 haftanın 62 haftaya ilave edileceği de yazılmıyor. Bir de unutulan 70-69= 1 hafta, yani 7 yıl açık var. Çünkü Daniel Kehanetinde kutsalın mesh edilmesi 70 haftanın sonunda olacaktı. Burada 69. hafta sonunda öldürüldü. Ayrıca İncil’e göre Hz. İsa’nın doğumu hakkında iki tarih var ve bunların da sıfır olması mümkün değil.

Daniel’in bir başka yorumu ise şöyle; Yahudi önder Ezra’nın Babil’den Kudüs’e dönüşü M.Ö.458 yılı ile Mesih’in M.S. 26 yılında vaftiz edilmesi, ortaya çıkışı olarak kabul edilmesi sonucu gecen yıl 483 eder. Burada ay yılı, güneş yılı ayırımı yapılmıyor. Bu da 69 hafta yıl yapıyor. Bu tarihten 7 yıl sonra Mesih çarmıhta öldürülüyor. Böylece 70 hafta tamamlanmış oluyor (armagedon keha-27). Hiç olmazsa 70 haftanın hepsini hesaba katması açısından bu daha mantıklı görülmesine rağmen, yine Mesih’in 7 haftada gelecek olmasını izah edememektedir. Ayrıca Mesih 62 hafta sonunda öldürüleceğini de unutmayalım. 70 haftalık zaman dilimi tutturuluyor ama, “En kutsalı meshetmek için 70 hafta saptanmıştır” kehanetinden, 70 hafta sonunda öldürüleceği anlamı çıkmaz. Premilenyumculara göre ise, 69 hafta sonunda Mesih öldürülünce son hafta hemen başlamıyor. Bu son hafta, yani 7 yıl, Mesih’in ikinci gelişiyle kiliseyi Türbulasyon öncesi göğe kaldırmasıyla başlayacak. Böylece 70 yıl tamamlanmış olacak. Bunun da çok zorlama yorum olduğu açık. İşte üzerinde çok durulan kehanetlerin durumu böyle. Bir sonuca varmak mümkün değil. Aslında Daniel’deki kehanetlerden gerçekleşen bir şeyler var. Önce sıkıntıyla geçecek olan son bir haftanın detaylarını anlatan kısımları görelim:

”13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum. Başka kutsal bir varlık ona, “Bu görümde -günlük sunuyla, yıkım getiren başkaldırıyla, kutsal yerin ve ordunun ayak altında çiğnenmesiyle ilgili görümde- olanlar ne zamana dek sürecek?” diye sordu.14 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi.” (Daniel-8)

“11 “Günlük sununun kaldırılıp yıkıcı iğrenç şeyin konduğu zamandan başlayarak 1 290 gün geçecek.12 Bekleyip 1 335 güne ulaşana ne mutlu!13 “Sana gelince, ey Daniel, son gelinceye dek yoluna devam et. Rahatına kavuşacak ve günlerin sonunda ödülünü almak için uyanacaksın.” (Daniel-12)

2300 gün yaklaşık 7 yıl eder. M.Ö. 169 yılında Seleucid İmparatorluğu’nun Kralı Antiochus Epiphanes Kudüs’ü kuşattı. Önce barış yapmayı kabul etti. Fakat sonra barışı bozup şehri yakıp yıktı. Tapınağı yağmaladı ve üç buçuk yıl tapınakta ibadeti yasaklayıp, her gün domuz kurban ederek putperest tapınağına cevirdi. Böylece iğrenç şeyin tapınağa konması 1290-1335 gün ve toplam istilanın 2300 gün sürmesi gerçekleşmiş oldu. Bir de böyle yorumlayanlar var ama, yine bir sorun var. Bu 7 yıl ve üç buçuk yıl, bu 4 krallığın sonundaki yıkım içindi. Yani bu yıkım Roma dönemi içindi. Yani M.S. 70 yılındaki Kudüs ve tapınağın yıkım zamanına denk düşmektedir. Bu da unutulmamalı. Yani net bir yere varmak mümkün değil. Bu konu da bir de ABD’de 1840 yıllarında Adventist hareketi ve Evanjelik teolojiyi ilk oluşturanlardan W.Miller’de, bu kehanetleri kendine göre yorumlayarak, Hz. İsa’nın geri dönüşü olarak 1844 yılını bulmuştu. W. Miller’in yukarıdaki 2300 gününü, 2300 yıl kabul ederek şu yorumu yapar; M.Ö.457- 7 hafta-yıl=49yıl-M.Ö.408-62 hafta-yıl=M.S.27-1 hafta-M.S. 34-1810 yıl-M.S.1844. M.Ö.457 Kudüs’ün kuruluş emri kabul ederek, 2300 yıl üzerine ekleyerek, M.S. 1844 yılını bulur. Bu iki tarihin arasına bir takım kabullerle 70 hafta yılı yerleştirir. M.S. 27′yi Hz. İsa’nın vaftiz ve görev başlangıcı olarak, M.S. 31 çarmıha gerilmesi, 1 hafta yani 7 yıl sonra, M.S.34 İsrail için özel lütuf zamanının sonu olarak tanımlar. Tabi bu kabuller Daniel Kehanetlerine tam uygun değil.42 Aslında İncillere (Matta-2:1 ve Luka-2:1) göre birçok konuda olduğu gibi Hz. İsa’nın doğumu ve ölümü de net değil. Matta’ya göre M.Ö. 6, Luka’ya göre M.S. 6 yılında. olması gerek. Ancak bu konuda bize ışık tutan bir olay daha var. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, Hz. Yahya’nın başının Kral Herodes tarafından kesilmesinden en fazla 2.5 yıl ( bu da net değil, ilk üç İncile göre 1 yıl, Yuhanna İnciline göre 2.5 yıl) sonra olduğudur. Hz. Yahya’nın katledilmesi Ms. 35 yıllında. Bu durumda hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi MS: 38 yılı olması çok daha nettir. Çarmıh olayı 30 veya 33 yaşında olduysa, Hz. İsa için verilen doğum tarihi Luka-2:1 daha doğrudur. Bu durumda Hz. İsa için birçok ön kabulle oluşturulan 70 hafta kehanetlerinde verilen çarmıh tarihi MS: 31 ve 33 olması mümkün değildir.

Peki bu 70 haftanın her haftası 7 yıl olarak hesaplanması konusu gerçekten doğru mu? Bu konuda İncil’den faydalanacağımız  bir açıklama var mı? Okuyalım:

15-16  “Peygamber Daniel’in sözünü ettiği yıkıcı iğrenç şeyin* kutsal yerde dikildiğini gördüğünüz zaman -okuyan anlasın- Yahudiye’de bulunanlar dağlara kaçsın.

30  “O zaman İnsanoğlu’nun belirtisi gökte görünecek. Yeryüzündeki bütün halklar ağlayıp dövünecek, İnsanoğlu’nun gökteki bulutlar üzerinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler.”(Matta-24)

Bizzat Hz. İsa’nın ağzından Daniel kitabına  atıf var. Ancak hala bu kehanetler gerçekleşmedi her haftanın 7 yıl olamayacağı ortada.

Neresinden tutalım bilemiyoruz. Ama yine de bazı eksiklikler bulunmasına rağmen,Tevrat’ta Hz. İsa dönemini anlatma gayretinde olduğu açık. Tevrat’ta gelecekle ilgili rakamlar vererek kehanette bulunan tek bölüm Daniel bölümüdür. Bu kehanetlerin bazı ayrıntılarında tutarsızlıklar olsa da, kabaca, bazı kabul ve zorlama yorumlarla Hz. İsa hakkında, Tevrat’ta bulunabilecek diğerlerine göre daha gerçekçi kehanetlerdir. Daniel Babil’e sürgün edilen Yahudilerdendir. Yani Babil’de yaşamıştı ama, Nebukadnessar’ın sarayında danışman gibi bir göreve yükselmiştir. Babil’i yıkan Pers Kralı Koreş zamanına kadar sarayda kaldı. Daniel kitabında diğer kitaplardan önemli bir farkı, Ne Yahuda, ne İsrail, ne Kudüs ve ne de Tapınağın kurulması üzerine ciddi bir özlem ve kehanet yoktur. Ayrıca Babil’in yıkılacağı ve Yahudileri esaretten kurtaran Pers Kralı Koreş’i öven de bir ifade görülmemektedir. En önemli ve üç kez tekrar edilen kehanet, uzak gelecekte ki Mesih, yani Hz. İsa’nın dönemine (bazı ön kabüllerle) uygun düşebilecek kehanetler vardır. Ancak Daniel’in bahsettiği mesihin gelmesiyle esaretten kurtuluş yeniden İsrail devletinin ve tapınağın kuruluşu yoktur. Aksine Mesih için ölüm, Yahudiler, Kudüe ve tapınak için yıkım ve sürgün vardır ve  de gerçek böyle oldu. Hatta Yahudilerden peygamberliğin alınacağıda vardır. Tevrat’taki mesihleri birbirine karıştırmamak için son Mesih neleri gerçekleştirmek için gelecekti Daniel’i tekrar iyi okuyalım:

“24 “Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, GÖRÜM VE PEYGAMBERLİĞİ MÜHÜRLEMEK; (Daniel-9)

Bu ara Daniel 11. bölümde uzun uzun kuzey-güney (Suriye-Mısır) savaşlarından bahsetmektedir. O kadar uzun ki, bu savaşlarda Kuzey kralları 4 kez, güney kralları 2 kez galip geliyor. Tabi bu krallıklar (kimse tabi) Suriye ve Mısır’da olduğundan her bir savaşta olan Güzel Ülke’ye (Yahuda) oluyor ve Kudüs iki kez istila ediliyor. Bu kehanet hakkında da elle tutulur bir tarihi olayla ilgi kurulamamıştır. Bu kehanetler gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca Tevrat’ın birçok bölümünde hep kuzeydeki düşmandan bahsedildiğinden, günümüzdeki yorumcular bu ülkenin İsrail’e karşı Araplarla işbirliği yapan SOVYET RUSYA olacağını iddia ettiler. Sovyet Rusya yıkılınca bu kehanette boş çıkmış oldu.Daniel Kitabı hakkında değerlendirme yapan bazı konunun uzmanı alimler, bu kitabın M.Ö.6 yüzyılda yazıldığına da karşı çıkmaktadırlar. Çünkü kitaptaki kehanetlerin, M.Ö. 164 yüzyıla kadar olanları isabetli daha sonrakiler daha az doğru olduğundan, bu işin uzmanı kişilerce bu kitabın yazılış tarihinin M.Ö. 164 civarı olduğudur. Daniel-5:31′de Babil’i yıkan kralın Med Kralı Darius olduğunu yazar. Halbuki Pers Kralı Koreş olduğu Tevrat’ın bir çok yerinde yazmaktadır. Böylece kendi döneminde en önemli olayı doğru yazamayıp, M.Ö. 164 yılındaki olayları doğru yazabilmesi bu kitaba şüphe ile bakılmaya sebep olmuştur. Ayrıca, M.Ö. 180 civarında, Ben Sira tarafından oluşturulan Yahudi Kahramanları listesinde, Daniel adının yer almaması da, bu kitabın Daniel adına M.Ö 164′ten önce yazılmadığı kanaatini uyandırmaktadır. Ama Tevrat’ın, 1. Maccabiler 2: 59-60 kısmında M.Ö. 100 tarihinde yapılan listede Daniel ve üç arkadaşı yer almaktadır.43 Herhalde en doğrusu da bu olsa gerek. Bu durum belki Daniel kitabında Babil ve Pers Krallığı hakkında ciddi bir ifade bulunmamasını izah eder.

Toplam 991 kez, bugün ise 2 kez okunmuştur.


Ana sayfaya dön.